Önce hastalıklardan korunun

Önce hastalıklardan korunun

Hava kapalı, günler kısalıyor, havalar gittikçe soğuyor. Ne canımız bir şeyler yapmak istiyor ne de bedenimiz buna izin veriyor. Her sabah hava daha aydınlanmadan kalkıyor ve işe gidiyoruz. Dönüşümüz ise yine hava kararırken olmaya başlıyor. Bu geçiş mevsiminde sık sık değişen hava şartlarına uyum sağlamak da zor oluyor. Başta soğuk algınlığı olmak üzere bronşit, grip, kuş gribi ve türlü türlü virüsler hasta etmek için kapıda bekliyor. Ancak alınacak birkaç tedbirle hastalıklara meydan okumak mümkün. Doç. Dr. Elif Arı Bakır, kış mevsimini hem ruhsal hem de bedensel olarak sağlıklı geçirmenin yollarını anlatıyor.

 

Enfeksiyonlardan korunmak için kişisel hijyen koşullarına dikkat etmek ne kadar önemli ise, sağlıklı ve dengeli beslenerek bağışıklık sistemimizin güçlendirilmesi de o ölçüde önemli bir faktördür. Mutsuzluğa eğilimimizin arttığı soğuk kış günlerine girerken sağlıklı kalabilmek için bazı ayrıntılara özel önem verilmesini öneriyor.

 

1. Sabah kahvaltısında yumurta tüketin.

 

Protein çok önemli elbette, özellikle de kahvaltıda bol vitamin ve mineral içeren yeşillik ve meyvelerle birlikte tüketilmesi çok çok önemli. Bizim örnek kahvaltı menümüzde az tuzlu beyaz peynir, 2 yumurta (serbest gezen tavuk yumurtası), 1 dilim ekşi mayalı ekmek, 8-10 adet doğal zeytin (zeytinyağı sosuyla) ve dilediğiniz kadar yeşillik (roka, dereotu, maydanoz ve/veya kuzu kulağı)  bulunmaktadır. Bu şekilde başlanan bir günün kötü geçmesi mümkün değildir. Tabii ki günde 10,000 adım prensibine de uyularak..

 

2. Sağlıklı atıştırmalıklara yönelin.

 

Soğuk havalarda vücut sıcaklığını en uygun seviyede korumak için enerji ihtiyacı artarken canımızın genellikle abur cubur tarzında basit karbonhidratlar tüketmek istediğini hatırlatmak isteriz. Buna alışan bünyemiz eve dönüşte veya uzun çalışma saatlerinde bizi atıştırmalıklar almaya yönlendirir. Marketten kolayca alınabilecek mısır şurubu yüklü çikolata, bisküvi, kek veya krakerlerin yerine kan şekerimizdeki istenmeyen oynamalardan bizi koruyacak, açlık hissimizi de kontrol etmemizi sağlayacak yulaf ezmesi, kuru meyveler, taze kuruyemiş, yoğurt, kefir gibi daha sağlıklı atıştırmalıkları tercih etmemiz, bizi soğuk ayların kalori yüklü atıştırmalıklarından kurtaracak  ve yeterli kaloriyi sağlıklı şekilde almamızı sağlayacaktır. Taze kuruyemişler hem çok lezzetli, hem antioksidan yüklü, hem de Vitamin E deposu olarak sizi genç, canlı ve sağlıklı yapacaktır. Fındık, ceviz ve bademden vazgeçmeyin. Cips, çok tuzlu kavrulmuş kuruyemişler, turşu ve turşu sularının bedenimize giren tuz yükünü çok arttırarak bizi “hipertansiyon” a hazırladığını ve onlardan da uzak durulması gerektiğini lütfen unutmayın.

 

3. Hava soğuk demeyin günde en az 8-10 bardak su için.

 

Sıvı tüketiminin dibe vurduğu soğuk aylarda bile en az 8-10 bardak su tüketmek hedefimiz olmalı. Su içemiyorsanız açık çay, bitki çayları, ıhlamur, taze sıkılmış sebze suları da çok yararlı olur. Ancak taze sıkılmış meyve suyu öneremediğimiz gibi sebze sularının miktarı da çok önemlidir. Bir seferde tüketebileceğiniz sebze miktarını çok aşan miktarlarda sebze suyu gerektiğinden fazla bir kalori yükü ile karşı karşıya bırakabilir. Aşırı kafein tüketilmemelidir.  Her gün 1 fincan Türk kahvesi iyi bir seçimdir. Ama diğer kahve seçeneklerinden vazgeçemiyorsanız günde 1, en fazla 2 fincan kahve olabilir, hem metabolizma da bu sayede birazcık daha hızlandırılmış olur. 

 

4. Spor yapın ruhsal sıkıntılarınızdan uzaklaşın.

 

Her mevsimde ama özellikle de battaniye altında televizyon izlemeyi hayal ettiğimiz soğuk günlerde dinlenme saatlerimizde bedenimizi fit ve enerjik tutacak egzersizlere yer vermenin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Spor yaparken beynimizde salgılanan “endorfin” maddesi bizi hayata bağlamakta ve umutlarımızı canlı tutmamıza olanak sağlamaktadır. Hiçbir şey yapamıyorsanız günde 10,000 adım atmaya çalışın. Mümkün değil öyle mi? 5000 adımın altına inmeyin. Bunu da yapamıyorsanız sağlıklı kalmanız mümkün değildir, üzgünüz. Durumunuz bu denli zorsa bir an önce sizi esir eden aracınızdan kurtulun ve dışarı yürüyerek çıkın.

 

5. Akşam yemeğinde mutlaka sebze bulundurun.

 

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek, bedenimize yeterli miktarda vitamin ve mineral girişi sağlamak amacıyla A ve C vitaminlerinden zengin besinleri  akşam öğününüzde bulundurmanızı öneriyoruz. Havuç, brokoli, karnabahar, kabak gibi sebzeler tencere yemeği olarak veya haşlanmış sebze halinde et veya balığınıza eşlik etmelidir. Mümkünse her akşam maydanoz, marul, havuç içeren salata da tüketiniz. Miktarının çok olmasına gerek yoktur, her akşam belli ölçüde alınan A ve C vitaminleri ertesi güne sizi enerjik ve mutlu bir insan yapacaktır.

 

Sağlıkla kalın.

 

Doç. Dr. Elif Arı Bakır

İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı

11.10.2017

YORUMLAR

Henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız.
×