Buğdayımız doğal olsun!

Buğdayımız doğal olsun!

Ana besin kaynağımız buğday “doğal” olsun!

İnsan yaşamının ana besin kaynağı buğdayın doğalını bulmak günümüzde oldukça zorlaşmaya başladı. Birçok kişi yedikleri besinin içeriğini, doğallığını sorgulamaya başladı. Son zamanlarda bu durumdan kaynaklı, buğdayın içinde en çok bulunan glütenin yararı ve zararı tartışılmaya başladı.  Peki, glüten nedir, hangi yiyeceklerde bulunur, neden zararlıdır, glüten alerjisi nedir, tedavisi mümkün müdür?

Glüten, arpa, buğday, çavdar, yulaf gibi birçok tahılda bulunan bir protein çeşitidir. Protein genellikle sağlığa yararlı olduğunu düşündüğümüz  doğal bir maddedir. Peki, protein grubuna ait glütenin zararlarını neden sık sık duymaya başladık?

Hamurun ağsı yapısını oluşturan ve ekmek gibi buğday içeren gıdaların mayalanmasında önemli bir rol oynayan glüten, sindirimle ilgili mide ve bağırsak problemlerine yol açmaktadır. Özellikle Çölyak hastaları yani glüten hassasiyeti bulunan kişiler bu proteinin bulunduğu yiyecekleri sindiremez ve bu durum zamanla ince bağırsaklarında sorunlara yol açar. Çocukluk döneminde Çölyak teşhisi konulmuş hastalar yaşı ergin olanlara kıyasla daha şanslıdır. Çünkü bu kişiler beslenme alışkanlıklarını, düzenlerini ona göre belirleyip glüten hassasiyetiyle büyürler ve bu duruma adapte olmaları kolaylaşır. Ancak ilerlemiş yaşında glüten alerjisi teşhisi konmuş hastalar için durum biraz daha zordur, çünkü bu kişilerin yeme alışkanlıklarını, düzenlerini yeni baştan oluşturmaları,bu duruma hem fiziksel hem psikolojik olarak adapte olmaları nispeten daha zor olmaktadır.  Glüten alerjisinin; kabızlık, ishal, karın ağrısı, halsizlik, aşırı gaz, deride kaşınma, kilo kaybı, ödem, demir eksikliğinden oluşan kansızlık, kemik ağrısı vb. belirtileri vardır. Tedavisi için herhangi bir ilaç mevcut değildir. Tedavi ömür boyu glütensiz ve düzenli beslenme, aşırı yorgunluk durumlarında alınabilecek ekstra vitaminler ile sağlanabilmektedir.

Günümüzde ise sadece Çölyak hastalarından değil, birçok kişiden  “glütensiz yaşam”, “glüteni hayatımdan çıkardım”, “doğal yiyeceklerle beslenmeye özen gösteriyorum”  gibi kelimeler duymaya başladık. Yani sadece glüten alerjisine sahip hastalar değil, birçok kişi glütensiz, doğal buğdayla beslenmenin sağlığa daha yararlı olduğunu savunuyor ve beslenme düzenlerini buna göre oluşturmaya özen gösteriyor. Bu durum akıllara “neden” sorusunu getiriyor. Cevabı ise basit: genetiği oynanmış gıdalarda başı çeken, doğallığını kaybetmiş, buğday.  

Buğday, tarımsal verimliliği artırmak için yapılmış ıslah çalışmalarından payına düşen zararı almış bir besin. Verimlilik artarken buğdayın genetiği bozulmuş ve bu besin zamanla doğallığını kaybetmeye başlamıştır. Doğal yapısı bozulan bu besinde glüten miktarı artırılmış, böylelikle ekmek  gibi ham maddesi buğday olan besinlerin mayalanması, pişirilmesi, kabarması daha kolay, daha kısa sürede ve daha az maliyet ile gerçekleşmeye başlamıştır. Lezzeti aynı kalan bu maddelerin bedenlerimize olan zararı ise en üst noktaya ulaşmıştır. En başta ince bağırsakları olumsuz yönde etkileyen bu durum, daha sonra kalp, şeker hastalığı, damar yetmezliği, ülser, romatizma, yüksek kolestrol, dikkat eksikliği, gastrit, deri döküntüleri, insülin direnci, görme bozuklukları gibi birçok hastalığa sebep olmaya başlayacaktır. 

Ancak ana besin kaynağı, doğalının faydası saymakla bitmez buğdayı hayatımızdan çıkarmak mümkün değil. Bu nedenle doğallığını kaybetmemiş, genetiği ile oynanmamış buğdaylardan bulma arayışına girmek gerekiyor.Bu buğdaylar atalık tohumlardan elde edilmiş, eski yöntemlerle işlenen, kimyasal ve ilaç kullanılmadan üretilen buğdaylardır. Sağlığınız için bu buğdaylardan tüketmeniz dileği ile...

 

04.03.2017

YORUMLAR

Henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız.
×