Ketojenik beslenme nedir?
Ketojenik beslenme ya da bir diğer adıyla ketojenik diyet, temelinde karbonhidrat tüketiminin minimum düzeyde olduğu bunun yerine yüksek yağ tüketimi olan bir diyet şeklidir. Karbonhidrat tüketimi ciddi derecede azaltılırken, protein tüketimi orta ve orta altı seviyelerdedir.
Ekmek, makarna, pilav gibi karbonhidrat kaynakları en az seviyede tüketilir. Böylece vücuda alınan glikoz, karaciğerde ve kaslarda glikojen olarak depolanmaz. Vücut yakacak glikojeni bulamayınca, enerji sağlamak amacıyla yağ yıkımına başlar. Bu nedenle yağ tüketimi fazla olmasına rağmen, yıkımla birlikte yağ birikimi engellenmiş olur.
Ketojenik beslenmenin vücuttaki etkileri
Ketojenik kelimesinin kökeni ketozistir. Ketozis, karbonhidrat tüketimi olmadığı zaman, vücudun enerji tüketmek için yağ yakması işlemine verilen isimdir. Vücut az karbonhidrat aldığı zaman glikoz seviyesi ve insülin direnci düşer. Vücut enerji üretmek için yağa yönelir. Enerji üretmek için yağlar yakılmaya başladığı zaman, karaciğer keton denilen maddeyi üretir ve böylece ketozis süreci başlar.
Ketojenik diyet sadece kilo vermek için değil, bazı hastalıkların etkisini azaltmak için de yapılır. Fazla karbonhidrat tüketildiğinde, vücuda alınan şeker enflomasyona neden olur, bu durum da hücrelerin zarar görmesine ve hastalıkların ortaya çıkmasına neden olur. Bu hastalıkların başında da epilepsi ve diyabet gelmektedir.
Ketojenik diyet sırasında sağlıklı yağların tüketiminden korkulmamalıdır. Zeytinyağı, kanola yağı, fındık yağı ve tereyağı sağlıklı yağ kaynaklarıdır ve ölçülü tüketiminde bir sakınca yoktur. Yağ tüketiminin olmasına rağmen, kızartma hiç bir diyette önerilmemektedir. Bu nedenle gıdalar pişirilirken adı geçen yağların kızartma işlemi için kullanılmaması gerekmektedir. Ketojenik diyette su tüketimi oldukça önemlidir ve bol su tüketilmesi gerekmektedir. Yağlı proteinlere iyi bir örnek olan balık tüketimi, ketojenik diyet için önemlidir. Hindistan cevizi yağı, MCT (medium chain triglycerids) içermektedir ve bu yağ, asitleri karaciğere daha hızlı taşımaktadır. Sebzelerin karbonhidrat ve kalori seviyeleri çok düşüktür. Buharda pişirilirlerse ketojenik beslenme için mükemmel bir besin olurlar. Karbonhidrat tüketimi az olduğu için lif eksiği yeşil sebzelerden sağlanmaktadır.
Ayrıca sporcular, birçok spor dalında ketojenik diyet yapmaktadırlar. Maraton koşucuları, uzun mesafe, bisiklet gibi aerobik kapasiteye dayanan sporlarda, uzun süre enerji gerektiği için ketojenik diyet önemli faydalar sağlamaktadır.
Sağlıkla kalın…
28.04.2026
İLGİLİ ÜRÜNLERİMİZ
-
Ardıç Katranı Sabunu (1 adet) - Elif Candar
Elif Candar'ın tüm katkısız ürünleri Eskitadında.com'da. Doğal ardıç katranı sabunudur, doğal antiseptik özelliği ile iyi bir hijyen sağlayıcısıdır. Gönderim...
139 TL -
Süzme Yoğurt (1kg) - Elif Candar
Elif Candar'ın tüm katkısız ürünleri Eskitadında.com'da. Damağınızda özlediğiniz yoğurdun lezzetini bulacağınız yapaylaşmışlıktan uzak kültür mayalarından kıvam arttırıcılardan uzak...
399 TL -
Artizanal Fıstıklı Bitter Tablet Çikolata (%60 Kakao, 100gr) - Naturca
%60 kakao içeren fıstıklı bitter tablet çikolata, el yapımı olarak geleneksel yöntemlerle üretilir. Bitter çikolatanın yoğun ve...
440 TL
BENZER YAZILAR
-
Kapari nedir, nasıl tüketilir?
Kapari geberotu, kedi tırnağı ya da devedikeni olarak bilinen Güney Afrika, Akdeniz ve Asya’ya özgü bir bitkidir.
-
Genel Bakış: Gaps, Taş Devri, Karatay, Ketojenik Diyet
Tüm diyetlerin ortak bir noktası var, sağlıklı bir yaşam için sağlıklı işlenmemiş gıdalar tüketmeye özen göstermeliyiz. İşlenmiş gıdalar yerine mümkün olduğunca işlenmemiş, fabrikasyon olmayan gıdalarla beslenmenin vücut sağlığımızla doğrudan ilişkisi vardır.
-
Dr.Semih Bakır’dan ramazanda beslenme önerileri
Ramazan ayını önemli kılan etkenlerden biri de, dinimizin temel ibadetlerinden biri olan oruçtur. Oruç; nefsi meylettiği şeylerden uzak tutmak anlamındadır ki, özellikle keyif aracı olan yemek yemekten uzak kalmak gerçek bir imtihandır. Hele hele yaz aylarına denk gelen ramazan aylarında günlerin uzun olması uzun süre açlık ve susuzluk anlamına gelir ki, bu sadece beslenme alışkanlığında değişiklik değil tüm vücut fonksiyonlarında da bir takım değişikliği getirir.








YORUMLAR