Zeytinyağı üretiminde dünyada neredeyiz?
Dünya genelindeki zeytin yetiştiriciliğinin %97’lik kısmı Akdeniz havzası, geriye kalan kısmı ise Latin Amerika ülkelerinde yapılmaktadır. Dünyada yaklaşık 9 milyon hektar alanda 900 milyon zeytin ağacından zeytin elde edilmektedir.
Türkiye, dünya zeytin üretiminde İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan sonra dördüncü sırada yer almaktadır. Zeytin üretiminde öne çıkan diğer ülkeler ise, Fas, Tunus, Suriye, Portekiz, Cezayir, Mısır ve Arjantin olarak sayılabilir. Zeytin üretiminde öne çıkan ülkeler aynı zamanda zeytinyağı üretiminde de öne çıkan ülkelerdir.
2017 – 2018 yılı üretimine baktığımızda, İspanya 1 milyon 256 bin ton zeytinyağı üretimi ile lider konumundadır. Bu ülkeyi 400 – 450 bin ton ile İtalya, 300 – 350 bin ton ile Yunanistan izlemektedir. Türkiye’nin üretimi ise 290 bin ton civarındadır. Yapılan ihracatın %80’ni İtalya ve İspanya’ya dökme olarak gerçekleştirilmektedir. Bu da Türkiye’nin zeytinyağı konusunda markalaşmasını engellemektedir. İhracat yapılan ülkeler dökme zeytinyağını ambalajlayarak istediği marka adı altında satabilmektedir.
Türkiye’nin dünya piyasalarında markalı ve ambalajlı olarak yer alması için öncelikle ülke imajı yaratması gerekmektedir. Kısaca dünya zeytinyağı pazarında her ülkenin kendine özgü bir politikası, stratejisi vardır. Üretici ülke konumundaki Türkiye, sahip olduğu potansiyeli değerlendirerek bu pazarlarda daha etkin olarak yer almak istiyorsa öncelikle mevcut zeytin ağaçlarını kesmek yerine ağaç sayısını arttırmalıdır.
Türkiye, 2020 yılında zeytin ağacı varlığını 90 milyondan 177 milyona, zeytinyağı üretimini de 650 bin tona çıkarmayı hedeflemektedir. TZOB verilerine göre Avrupa Birliği sofralık, yağlık ayrımı yapmadan zeytine kilogram başına 1.32 Euro destek vermektedir. Türkiye’de ise zeytin ve zeytinyağı üretimine farklı destek verilmekte, bu oran zeytinyağında daha düşük olmaktadır. Zeytinyağında destek kilogram başına 80 kuruştur. Diğer ülkelerdeki desteğin yüksek olması Türkiye’deki üreticinin işini zorlaştırmaktadır.
Türkiye’nin dünya zeytinyağı piyasasında daha iyi yerlere gelebilmesi için öncelikle mevcut zeytin ağaçları korunmalı, bakımı yapılmalı, boş alanlara ağaç dikilerek üretim alanları arttırılmalı, dökme yağ ihracatı yerine markalaşmış ve ambalajlanmış yağ ihracatına dönülmelidir. Ayrıca, diğer ülkelerle baş edebilmek için üreticilere verilen teşvik miktarı Avrupa Birliği ülkelerindeki miktara yakın olarak belirlenmeli ve üretici rahatlatılmalıdır.
Bu tedbirler alındığında dünya zeytinyağı pazarında birinciliği yakalamak çok zor değildir.
25.11.2019
İLGİLİ ÜRÜNLERİMİZ
-
Organik Limonata (250ml) - İyisi Organik
Rafine şeker, glikoz şurubu, koruyucu, katkı maddesi ve renklendirici içermez. Afiyet olsun....
85 TL -
Domates ve Soğan Çeşnili Yüksek Proteinli Cips Paketi (Yüksek Protein, 12 adet x 50gr) - Kıtr
Domates ve soğan bir araya geldi, harika, katkısız, nohut ve bakliyat özlü, kızartılmadan fırınlanarak hazırlanmış, son derece...
719,9 TL -
Organik Arındırıcı Detoks Şampuan (400ml) - Bionaturca
Çevresel kirlilik, saç stil ürünleri ve fazla yağ nedeniyle ağırlaşan saçlar için özel olarak geliştirilmiştir. Organik bitkisel...
840 TL
BENZER YAZILAR
-
Muz neden yeşil olur? Yeşil muz yenir mi?
Dünya üzerinde meyvesi belki de en fazla tüketilen bitkilerden biri olan muz, çok besleyici bir besin kaynağıdır. İçerisinde birçok vitamin, protein, mineral ve aminoasit bulunmaktadır. Muz tüketmenin pek çok faydası vardır. Kemik gelişimini sağlar, sinir zafiyeti ve yorgunluğu giderir ayrıca bağırsak hastalıklarına ve sindirim sistemine iyi geldiği bilinmektedir.
-
Ülkemizde fındık üretimi ve dünyadaki yeri
Fındık başta Giresun, Ordu, Samsun, Trabzon ve Rize olmak üzere Karadeniz’e kıyısı olan hemen her ilde yetiştirilmektedir. Türkiye’de üretilen fındığın %85’e yakını ihraç ediliyor.
-
Türk kahvaltısı ve Dünya kahvaltıları
Toplumumuzda kahvaltının yeri çok önemlidir. Zengin mutfağımız sayesinde kahvaltı kültürü şehirden şehre bile değişebilir. Ülkemizde kahvaltı menüsü birçok farklı yiyecekten oluşur. Dünyanın geri kalanında ise durum, ülkelerin kendi yemek kültürlerinden dolayı daha farklıdır. Dünyanın geri kalanında tatlı ağırlıklı ve kısıtlı menüler kahvaltıda tüketilirken ülkemizde daha çok tuzlu ağırlıklı bir beslenme tarzı benimsenmiştir.








YORUMLAR