MSG Çin tuzu nedir?

MSG Çin tuzu nedir?

Kısaca MSG olarak adlandırılan mono sodyum glutamat, ülkemizde yaygın ismiyle Çin tuzu olarak bilinmektedir. Mono sodyum glutamat, 20. yüzyılın başlarında Japonya’da bir çeşit deniz yosunu olan Kombu bitkisinin suyunun çıkarılıp kristal haline çevrilmesiyle keşfedilmiş ve Japonya’nın ardından Çin’de yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Çin tuzunun aslında kendine ait bir tadı yoktur ve tatlı, tuzlu, acı ya da ekşi herhangi bir tat sınıflandırılması içerisinde değerlendirilemez. Fakat en büyük özelliği, eklendiği yiyeceklerin tadını yoğunlaştırmasıdır. Çin tuzu hangi gıdaya katılırsa katılsın, o gıdanın tadını pekiştirir ve daha lezzetli hale getirir. Bu nedenle iştah açıcı özelliğe de sahiptir. İsmi Çin tuzu olarak geçmesine rağmen mono sodyum glutamat, yiyeceklerin tuzlu ise daha tuzlu, tatlı ise daha tatlı olmasını sağlar. Çin tuzu, şu an tüm dünyada lezzet arttırıcı gıda katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.

 

Çin tuzu; lezzet arttırıcı özelliği nedeniyle, özellikle fast-food gıdalarının vazgeçilmez içeriği haline gelmiştir. Japon ve Çin mutfağında da sıklıkla kullanılan Çin tuzu; kırmızı et, beyaz et, balık ve sebzelerde yaygın olmak üzere, gıda sektörünün her alanında tercih edilmektedir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca yayınlanan ilgili makalede, Çin tuzunun cipsler, hazır köfte harçları, et suyu tabletleri, ızgara et sosları, salata sosları, konserveler, dondurulmuş yiyecekler, hazır çorbalar, hazır kutu dondurmalar, renkli yoğurtlar, kurutulmuş yiyecekler gibi bir çok gıdada kullanıldığı belirtiliyor. Çin tuzunun katkı maddesi olarak kullanıldığı paket ürünlerde kısa kod olarak E-621 ibaresi yer alıyor. Döner, etsiz çiğ köfte gibi ambalajsız hazırlanan gıdalarda da MSG kullanımı var ama bunun hakkında bilgi edinebileceğimiz bir etiket olmuyor.

 

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Çin tuzunun fazla miktarda tüketilmesinin birçok hastalığa sebep olduğuna işaret ederek, bu konuda hem hayvan deneylerinde hem de insanlar üzerinde yapılan araştırmalar olduğunu belirtiyor. Söz konusu tehditlerin başında, Çin tuzunun nörotoksin özelliği nedeniyle sinir hücrelerine zarar vermesi yer alıyor. Beyin üzerindeki toksik etkileri nedeniyle epilepsi, Alzheimer, Parkinson, ALS, öğrenme güçlüğü, baş ağrısı gibi hastalıklara yol açabiliyor.

 

Karaciğer için de toksik özellikteki Çin tuzu, karaciğer yağlanmasına neden olabiliyor. Obezite ve diyabetle ilişkilendiriliyor. Glikoz tolerans bozukluğu, insülin direnci, leptin direnci, pankreas hasarı gibi senaryolar söz konusu olabiliyor. Ani ritim bozuklukları, kalp krizi, astım ve alerjiler, retina harabiyeti ve körlük de Küçükusta’nın ilettiği diğer riskler arasında. Bu nedenle özellikle hazır gıdalarda E-621 kodu içeren gıdalardan uzak durmaya çalışmak doğru bir tercih olacaktır.

 

Sağlıkla kalın.

 

http://ahmetrasimkucukusta.com/2012/08/24/yazilar/tip-yazilari/beslenme/bakin-su-cin-tuzunun-yaptiklarina/

https://gidalab.tarimorman.gov.tr/trabzon/Belgeler/Haber%20B%C3%BClteni/%C5%9Eubat%202014.pdf

03.03.2019

YORUMLAR

Henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız.
×