Saçlarımız için organik boya kullanmalı mıyız?
Gıdalarımızda organik ve yerel üretim, kimyasalsız ürünleri tercih ederken, acaba saç boyalarımızda da organik ürün tercih etmeli miyiz?
Beyazları kapatmak, yüz hatlarını daha yumuşak gösterecek saç rengine sahip olmak ya da moda dünyasının son trendlerini yakalamak için kullanılan saç boyaları, kimyasal maddeler içermeleri nedeniyle uzun süreli kullanımda hem saçlara hem de vücut sağlığına zarar verebilmektedir. Saç boyasının bu zararlı etkilerinden korunmak için organik boyanın tercih edilmesi büyük bir öneme sahiptir.
Piyasada bulunan pek çok markanın değişik renklerdeki saç boyaları “güvenli” ürün olarak satılsa da, içerdikleri amonyak ve peroksit gibi kimyasal maddeler uzun süreli kullanımda saçlarda kırıklara, zayıflamaya ve dökülmeye sebep olabilir.
Organik saç boyaları ise tamamen doğal içeriklerden üretilir. Boyaların içeriğinde genellikle E vitamini, C vitamini, ısırgan otu, doğal oksidanlar, greyfurt çekirdeği özü, hayvansal ve bitkisel dokularda bulunan yağ asidi gibi bileşenler bulunur. Ayrıca papatya, aynısefa çiçeği, zerdeçal, safran, karanfil gibi doğal bitki özleri de organik saç boyalarında sıkça kullanılır. Organik boyaların en büyük avantajı ise içerdikleri amonyak oranın çok düşük olmasıdır.
Saçın doğal pH’ı 4,5 ile 5,5 arasındadır, kimyasal boyaların içeriğindeki amonyak sayesinde pH seviyesi yükseltilerek saç telleri şişirilir. Bu şekilde renk pigmentleri saçın içine kolaylıkla girer. Saç, amonyak içeren boya ile boyandığında boyanın kalitesine göre 10-15 arasında pH seviyesine çıkar. Saçın pH değerinin yükselmesi sonucu saçta nem, protein ve mineral kaybı meydana gelir. Bu nedenle saçta kuruluk ve hacimsizlik artar, rengin saçta kalma süresi azalır ve saçta kopmalar meydana gelerek saç sağlığı bozulur. Ayrıca amonyağın solunması ya da amonyaklı boyanın deriyle teması, dolaşım sistemine karışmasına ve uzun kullanımda kanser ve kimyasal zehirlenmeye sebep olabilir.
Organik saç boyaları amonyak içeriği nedeniyle iyi bir alternatif olurken, diğer kimyasal boyalar kadar etkili olup olmadıkları başka bir tartışma konusudur. Kimyasal saç boyaları saçın rengini 3-6 ay arası korumayı garanti ederken organik saç boyaları daha kısa süre dayanmaktadır. Organik saç boyası birkaç yıkamadan sonra rengini kaybedebilir. Bundan daha uzun süre saç rengini garantileyen ve ambalajı üzerinde “organik saç boyası” yazan ürünlerle karşılaşıldığında bu ürünlerin amonyak ve peroksit içermesi muhtemeldir.
Hamilelik ve emzirme sürecindeki kadınların hamileliğin ilk 3 ayında kesinlikle saçlarını kimyasal boyalarla boyatmamaları gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, organik amonyaksız saç boyaları oldukça güzel bir alternatif olacaktır.
Sağlıkla kalın…
01.06.2018
İLGİLİ ÜRÜNLERİMİZ
-
Bıttım Sabunu (220gr) - Akiksir
Bıttım sabunu, doğal bakımın geleneksel ürünleri arasında yer alır. Güneydoğu Anadolu'ya özgü bıttım bitkisinin değerli yağlarıyla özel...
225 TL -
Düşük Proteinli Şehriyeli Domates Çorbası (4 x 40gr) - Mayalı Hane
Düşük Proteinli Şehriyeli Domates Çorbası Nedir? . Domates tadı öne çıkan sıcak bir çorba alternatifidir. . Glutensiz ve düşük...
260 TL -
Dört Tohumlu Granola Bar (12 adet x 23gr) - Fellas
Fellas Dört Tohumlu Granola Bar Nedir? . Glutensiz. . Dört tohumlu granola karışımı. . Porsiyon başına 93 kalori. . Pratik bar...
579,9 TL
BENZER YAZILAR
-
En İyi Zeytinyağı, Önce Üretici İle Başlar
Soğuk sıkım ya da erken hasat ya da olgun hasat fark etmez, kaliteli zeytinyağını sunarken bizim için önemli olan sadece zeytinyağının vaad ettiği özelliği hakkı ile sunmasıdır. Yıllardır gıda sektöründeki deneyimimiz, bu işin önce doğru ve kaliteli bir üretici ile çalışmak sonra da çok iyi bir denetim ile olabileceğini gösterdi.
-
İnsan Fizyolojisi Her Gün Meyve Tüketimine Uygun Değil
İnsan fizyolojisi, her gün meyve tüketmek üzerine tasarlanmadı. Bu yaklaşım ilk bakışta sarsıcı veya ezber bozan gelebilir, ancak biyolojik gerçekler oldukça net. Buradaki temel mesele, modern dünyada her gün yüksek miktarda fruktoza maruz kalmanın metabolizmamız üzerinde yarattığı ciddi etkilerdir.
-
Magnezyum Sitrat ve Glisinat: Hangi Form, Hangi İhtiyaç
Magnezyum, vücudun en temel minerallerinden biridir. Kasların kasılıp gevşemesinden sinir iletimine, enerji üretiminden kemik sağlığına kadar geniş bir alanda görev alır. Bu sebeple magnezyum takviyesi seçerken önemli konulardan biri yalnızca “magnezyum alıyor olmak” değildir. Hangi formun, hangi ihtiyaç için daha uygun olabileceğini de anlamak gerekir.








YORUMLAR