Bir yaşam biçimi olarak vejetaryenlik

Bir yaşam biçimi olarak vejetaryenlik

Zamanın bize verdiği modern yaşam tarzı pek çok şey gibi beslenme alışkanlıklarımızı da değiştirdi. O kadar yoğun ve düzensiz yaşamaya başladık ki beş-on dakikaya sığdırabildiğimiz fast-food tüketimi ve dışarıda yeme alışkanlığı çığ gibi arttı. Edindiğimiz bu beslenme alışkanlığı sonucu daha fazla sağlık problemleriyle karşılaşmaya başladık. Bu süreçte daha sağlıklı ve kaliteli yaşamak için çeşitli beslenme türleri gelişti. Ancak vejetaryenlik aralarında en eski, en çok bilinen ve üzerine konuşulan beslenme biçimi oldu.  

 

Vejetaryen sözcüğü Latince ‘de ‘sağlam, canlı, yaşam dolu’’ anlamına gelen vegetus sözcüğünden gelmektedir. Amerika Diyet Derneği ve Kanada Diyetisyenler Birliği doğru bir şekilde planlanmış vejetaryen diyetin sağlıklı ve besleyici özelliği sayesinde kimi hastalıkların önlenmesinde ve hastalık süreçlerinde faydalı olabileceğini belirtiyor.  

 

Vejetaryenlik dediğimizde aklımıza et tüketilmeyen beslenme biçimi gelmekte ancak vejetaryenlik bunun ötesinde farklı alt gruplara sahip.

 

- Lakto-Ovo Vejetaryenler: Tavuk ve balık eti dahil olmak üzere hiçbir et türünü tüketmezler. Ancak yumurta ve süt gibi hayvansal ürünlerini tüketmektedirler.

Lakto Vejetaryenler: Bitkisel besinlerle birlikte hayvansal kaynak olarak sadece süt ve süt ürünleri tüketmektedirler.

- Veganlar: Vejetaryen beslenme şeklinin en katı hali diyebiliriz. Hiçbir et türünü ve hayvanlardan elde ettiğimiz gıdaları (süt, yoğurt, peynir, yumurta vb) tüketmezler.

 

Bu üç ana gruba ek olarak ovo-vejetaryen (hayvansal besin olarak sadece yumurta tüketen) ve semi-vejetaryen (kırmızı et yerine beyaz et tüketen) gibi alt gruplar da bulunmaktadır.

 

Vejetaryen beslenmenin sağlık üzerine olumlu etkilerinin olduğunu yazımızın başında belirtmiştik. Peki nedir bu faydalar? Öncelikle vejetaryen beslenme şekline sahip olan kişilerin kolesterol ve tansiyon değerlerinin diğer kişilerden daha düşük olduğu gözlemlenmiştir. Buna bağlı olarak kalp ve damar sağlık sorunlarıyla da daha az karşılaşmaktadırlar ve kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm riskleri %25 daha azdır. Bitkisel kaynaklı besinlerin içerdiği yüksek lifler sayesinde bağırsak sorunları daha az yaşamaktadırlar. Ayrıca vejetaryen beslenenlerin yaşam sürelerinin daha uzun olduğunu gösteren çalışmalar da mevcuttur. Ek olarak eti pişirme esnasında yağların oksitlenmesi kanser riskini arttırmaktadır. Hayvanların yetiştirilme sürecinde verilen hormon ve çeşitli ilaçlar da tüketilmesi halinde bizleri de olumsuz etkilemektedir. 

 

Vejetaryen beslenmede bu tür zararlı etkenlerden uzak dururken aynı zamanda ihtiyacınız olan bir çok hayvansal vitamini alamadığınızı hatırlatmak isteriz. Bu noktada çeşitli yemişler ve tahıllar vejetaryen beslenmede önemli bir yere sahiptir. B12 sadece hayvansal gıdalarda bulunan ve sağlığımız için kritik öneme sahip bir vitamin çeşididir. Vejetaryen beslenme alışkanlığında özellikle vegan kategorisindeyseniz B12 desteği almanız gerekebilmektedir.

 

Her şeyden önce sağlığınız gelmektedir. Uzun ve kaliteli yaşamın sırrıysa doğru beslenmekten geçiyor. Bu nedenle kendi başınıza vereceğiniz beslenme kararı yarardan çok zarar getirebilir. Vejetaryen beslenme şeklini hayat tarzınız haline getirme yolunda karar aldığınızda mutlaka bir endokrin uzmanına görünmenizin önemli olduğunu ve gerekli durumlarda beslenme ve diyetetik uzmanı desteği almanız gerektiğini unutmayınız.

 

27.03.2017

YORUMLAR

Henüz bir yorum yapılmamış.
Yorum yapmak için lütfen giriş yapınız.
×